İkinci Barış Harekatı'nın hemen
ardından 25-26 Ağustos 1974 tarihinde BM Genel Sekreteri Kıbrıs'a gelmiş ve toplumlar arasında
ikili görüşmelerin başlatılmasını istemişti. 28 Aralık 1967 tarihinde Kıbrıs
Geçici Türk Yönetimi'nin ilanından sonra ikinci aşama 13 Şubat 1975 günü Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin
ilanı ile gerçekleşti.
İşte bu ortamda çok partili demokratik parlamenter
sisteme geçme ve eşitlik temelinde bir federasyon için, gerekli olan federe birimlerin Türk kanadını oluşturma
amacı ile, 13 Şubat 1975'de toplanan Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisi, oy birliği ile Kıbrıs
Türk Federe Devletini ilan etmiş ve yeni devletin anayasası ile seçim yasasını yapması için Türk
toplumunun tüm kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımı ile bir Kurucu Meclis'in oluşturulmasını
kararlaştırmıştır.
13 Şubat 1975'de ilan edilen Kıbrıs Türk
Federe Devleti'nin kuruluş bildirisi, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Meclisi'nde Yönetim Başkanı Rauf
Denktaş tarafından okunmuştur.
Bildiride şu ifadeler yer almıştır:
"Muhtar Kıbrıs Türk Yönetiminin Bakanlar Kurulu
ve Yasama Meclisi, 13 Şubat 1975'de Lefkoşe'de ortak bir toplantı yaparak ve aşağıdaki vakıaları
göz önünde tutarak;
- Kıbrıs Türk Toplumu, Kıbrıslı
Rumlar tarafından Anayasa uyarınca haiz olduğu hakları kullanmaktan alıkonmuştur.
- Kıbrıs Türk Toplumu, varlıklarını
korumak ve can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla toplanmış oldukları bölgelerde uzun yıllar
bütün iktisadi haklarından ve olanaklarından mahrum edilerek ve tehdit ve baskı altında tahammül edilemez
şartlar içinde yaşamak zorunda bırakılmıştır.
- Kıbrıs Rumlarının 1963, 1967,
1974 yıllarında Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığına son vermek girişim
ve tehditleri karşısında, Cumhuriyetin kurucularından biri olan Kıbrıs Türk Toplumu, ağır
fedakarlıklar pahasına bu girişimlere karşı koymak zorunda bırakılmıştır.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucularından
olan Kıbrıslı Rumlar ile bir arada yaşamak olanağının bulunmadığı sonucuna
vararak; ve Adaya sükunet, güvenlik ve devamlı bir barışın getirilmesi için iki toplumun her birisi kendi
bölgesinde, kendi iç yapısını düzenleyerek, yan yana yaşamaları gerektiği sonucuna vararak;
ve
Kıbrıs Rum Toplumunun yukarıdaki esaslar
uyarınca bağımsız bir Kıbrıs Federal Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda herhangi bir yapıcı
tutum içine girmediğini dikkate alarak; ve
Kıbrıs Rum Toplumunun sosyal ve iktisadi hayatının
yeni ve sağlıklı bir düzene tabi kılınması gereğini göz önünde tutarak; ve
Kıbrıs'ın bağımsızlığına
karşı olan ve bölünmesi veya herhangi bir başka devletle birleşmesi yolundaki her girişime kesinlikle
karşı koymak inanç ve kararını teyit ederek; ve
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağlantısızlık
statüsünün gerektiğine inanarak ve adanın yabancı çıkarlara hizmet etmesine izin vermemek kararını
beyan ederek; ve
Kendi bölgelerinde gelecekteki bağımsız
Federal Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasına yol açacak düzenin hukuki esasını yaratmak gereğini
göz önünde bulundurarak; ve
Nihai amacın iki bölgeli bir federasyon çerçevesinde
Kıbrıs Rum Toplumuyla birleşmek olduğunu teyit ederek;
Temel maddeleri milletlerarası hukuka uygun olarak
milletlerarası anlaşmalarla saptanmış olan cumhuriyetin 1960 Anayasasının aynı usulle Kıbrıs
Federal Cumhuriyeti'nin anayasası olarak değiştirilmesine ve Federal Cumhuriyetin kurulmasına kadar muhtar
Kıbrıs Türk Yönetiminin yeniden düzenlenmesi ve teşkilatlanmasının gerekli Olduğunu kararlaştırmıştır.
Bu amaçla muhtar Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanının
başkanlığı ile bir Kurucu Meclis kurulmasına karar verilmiştir."
KTFD'nin kurulmasından Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti'nin ilanına kadar geçen süre, isim "federe" de olsa, devletin kökleşmesi, halkın kısa ve uzun
vadeli sorunlarının çözümü ve demokratik hayatın yerleşmesi için zorlu bir mücadele dönemini oluşturmuştur.
Bu süre içinde KTFD Anayasası tamamlanmış
ve halk oylaması ile yüzde yüze yakın onay görerek, yürürlüğe girmiş, biri 1976'da, biri de 1981'de olmak
üzere iki genel seçim, iki de yerel seçim yapılmış, demokratik mekanizma çalışarak her devletin karşılaştığı
sorunlar, demokratik parlamenter sistem içinde çözümlenmeye çalışılmıştır.
Yine bu süre içinde KTFD, Kıbrıs sorununa
çözüm bulunabilmesi için görüşmelere açık olmuş, bu çerçevede 1977'de Makarios ile Denktaş arasında
bir zirve yapılmıştır.
3 Ağustos 1977 tarihinde Makarios ölmüş; Kıbrıs'ın
Rum tarafı Makarios'un yerine Demokratik Parti lideri Spiros Kyprianou'yu Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı'na
seçmiştir. Ancak haklı olarak Türkiye ve Kıbrıs Türk Federe Devleti, Kyprianou'nun yalnızca Güney
Kıbrıs'taki Rum yönetimini temsil edebileceğini ileri sürerek Kyprianou'nun Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı'nı
tanımamıştır. Yine de Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla 1979'da Kyprianou ile
Denktaş arasında bir zirve toplantısı gerçekleşmiştir.